Süreli Yayıncılıkta 100 Sayısının Önemi

                                              

İnsanlar “simge”lere ve bazı “sayı”lara özel önem verirler. “100” sayısı da işte böyle büyülü ve sevilen sayılardandır. Çünkü yeni bir başlangıcı tanımlar (örneğin yüz yıl). Tam başarıyı gösterir (örneğin % 100). Ya da “yüz” Türkçe’de bir çok olumlu anlam yüklenmiş sözcükten biridir. Süreli yayıncılıkta ise 100 sayı, nicelik olarak azımsanamayacak bir rakamdır ve uzun soluklu bir emeği de içinde barındırır.

Çalışma Ortamı dergisinde, başta işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı olmak üzere çocuk ve kadın emeği, çalışma yaşamı ve endüstri ilişkileri gibi sosyal politika konuları, sosyal hekimlik alanı, sosyal politika ve sosyal hekimlikten bağımsız düşünülemeyecek çevre, toplum ve yaşam üzerine çalışmalar yayınlamaktadır. Dergi ayrıca, Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı’nda gerçekleştirilen “düşünce ortamı” tartışmalarını ve “genç kız evi”, “çırakların tatil keyfi”, “çalışan çocuklar fotoğraf yarışması” gibi Vakıf etkinliklerini okurlara duyurmakta, başta “sağlıkçıların başöğretmeni” Nusret Fişek olmak üzere sosyal politika ve sosyal hekimlik alanının deyim yerindeyse kurucularını ve emektarlarını anımsamakta, çeşitli kitap tanıtımlarına yer vermektedir.

Çalışma Ortamı Dergisi’nin 100. sayısına ulaşması bizi heyecanlandırıyor. Ama bu heyecan, yalnızca bir coşku ya da zafer sarhoşluğu değil. 101. sayıda ve sonrasında neler yapılacakları “düşünme” sorumluluğu; dergiyi bugüne kadar getirenlere karşı “sürdürme” sorumluluğu ve her şeyden önce en iyileri ve hep ilkleri yapmak yönünde “okura” karşı sorumluluğumuz bizi ayrıntılı değerlendirmeler yapmaya itiyor.

Geçmişin ayrıntılı değerlendirmesinin yapılması önemlidir. Çünkü bize amaçlarımıza ne kadar ulaşabildiğimizi göstermesinin yanı sıra, eksiklerimizi görme ve öngörülerde bulunma şansı da tanır. Onun için bu yazımızda, Çalışma Ortamı dergisinin 100 sayısının konu yönünden dağılımını incelemek ve eksiklerine dikkat çekmek istiyoruz.

Çalışma Ortamı dergisinin Mart 1992 yılında yayınlanan 1.sayısı, hemen başlığının yanında hedeflediği konuları da duyurmuştur. Bunlar: İşçi sağlığı, iş güvenliği, ergonomi, iş hijyeni, çevre, verimlilik, iş hukuku, sosyal politikadır. Derginin Temmuz 2008’de yayınlanan 99. sayısına baktığımız zaman bu sayılan konulara bazı eklerin yapıldığı görülmektedir: Toplum örgütçülüğü, çocuk emeği, kadın, nüfus, sosyal hekimlik zaman süreci içinde diğer konu başlıklarının içerisinden üretilerek derginin hedefi olarak belirtilmiştir. Dikkatle incelenirse, bu konuların da aslında ilk bildirilenlerin şemsiyesi altında yer almakta olduğunu görürüz. Sözgelimi, “çocuk emeği”, hem sosyal politikanın konusudur ve hem de Fişek Enstitüsü eylemlerinde bağı çok net olarak ortaya konulduğu gibi iş sağlığı güvenliğinin de konusudur.

Derginin içerik çözümlemesini yapma niyetiyle yürüttüğümüz çalışmamız sırasında, tek tek yazıları inceledik ve konu başlıklarına göre ayrıştırmaya çalıştık. Konu dağılımlarını iki bölümde incelemeyi uygun bulduk: 1-59 ve 60-99 sayılar… Bunu tarih ölçütüne vurursak, 2002 öncesi ve sonrası olarak da söyleyebiliriz. Konu başlıklarını ise derginin hedef alanları olarak sınırladık.

TABLO Çalışma Ortamı Dergisi’nin 99 Sayısındaki Yazıların Konulara Göre Dağılımı

Görüldüğü gibi, en çok işlenen konu “işçi sağlığı, iş güvenliği ve iş hijyeni”dir. Bu konu, derginin 1.sayısında sunulan çıkış bildirisiyle ve Fişek Enstitüsü uygulamalarının ağırlık dağılımıyla da uyumludur.

Bunu sosyal politika izlemektedir. Neredeyse dergide işlenen tüm konular sosyal politikanın şemsiyesi altında görülebilir. Bunun için ayrıştırma yapılırken, oldukça zorlandık. Sözgelimi sosyal hekimlik politikaları her ne kadar üçüncü sırada görülüyorsa da, bu alanı, sosyal politika “mozayığı”nın ana parçalarından biri olarak görmek gerekir. Ancak 2002 öncesi-sonrası karşılaştırılmasında, sosyal hekimlik alanındaki yazılarda sert bir düşüş dikkati çekmektedir. Bunun ana nedeni, iktidarların özellikle 1992 sonrası sağlık alanında başlattığı saldırıya Dergi çevresince ve kamuoyunca verilen güçlü yanıtlara karşın, hala iktidarın “temcit” pilavı gibi aynı yanlışları gündeme getirmesi ve Dergi çevresinin “aynı sözleri tekrarlamak istememesi” ile açıklanabilir. Bununla birlikte, bu alanda, yeni yayın döneminde Çalışma Ortamı dergisinin sosyal hekimlik politikası alanındaki çalışmalara daha çok yer vermesi ve okurlarını tekrar tekrar aydınlatması yerinde olacaktır.

Dördüncü sırada “çocuk emeği” yer almaktadır. Çalışma yaşamının emekçileri arasında en riskli grup olan çocuklara Fişek Enstitüsü, özel bir önem vermektedir. Ülkemizde çocuk emeğinin sona erdirilmesi için, bazıları ödüllü olmak üzere birçok projeye de imza atmıştır. Ayrıca çocuk çalıştırmanın yaygın olduğu küçük ve orta ölçekli işyerleri için ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin geliştirilmesine yönelik özgün model önerisi ve uygulamasıyla da öncülük yapmıştır. Bu saydıklarımızla ilgili Çalışma Ortamı dergisinde, haber ve yazılar bulunmaktadır. Ancak dergide çocuk emeği ile ilgili yazılanlar yalnızca “çocuk emeği” başlığı ile sınırlı değildir. Kadın başlığı altında görülen yazıların önemli bir bölümü “genç kız emeği” ve “genç kız evi” ile ilgilidir. Vakıf, genç kızlara yönelik çalışmaları “çocuk emeğinin sona erdirilmesi” mücadelesinin önemli bir parçası olarak algılamakta ve bu konuda ülkemizde öncü bir rol üstlenmiş bulunmaktadır. Ama bu konudaki yazıların arttırılması gerekliliği de ortadadır. Bundan başka Vakıf Haberleri başlığı altında yer alan bir çok yazıda, çocuk emeği alanındaki eylemlere ve değerlendirmelere yer verilmektedir.

Günümüzde, sosyal politikayı “insan kaynakları” alanına dönüşmeye zorlayan, bu doğrultuda işçi sağlığı ve iş güvenliği alanını da işletmenin kalite sorunları arasına hapsetmeye çalışan paradigma değişikliği, bu sorunları yakın gelecekte çözecek gibi görünmemektedir. Çalışma Ortamı dergisi, 13. sayısında “Kalite” konusunu büyüteç altına almıştır. Bu konuda bir “okur semineri” yapılmış ve konu enine boyuna tartışılmıştır. İş sağlığı güvenliğinin ekonomik alandaki yansımalarından biri olan verimlilik konusuna da yine ilk sayılarda değinilmiştir. Daha sonra ve özellikle 2002’den sonra bu konuda hiçbir yazıya yer verilmemiştir. Bunu, Dergi çevresinin, yukarıda değindiğimizi “konuyu dar alana hapseden” paradigma değişikliğinden duyduğu tepki olarak yorumlanabilir. Fişek Enstitüsü 26 yıldır ve Çalışma Ortamı Dergisi yaklaşık 16 yıldır, güçlü küreselleşme akıntısına karşı kürek çekerek bu alanda politika önerilerinde de bulunmaktadır.

Çalışma Ortamı Dergisi’nin en çok yer verdiği alanlardan biri toplum ve yaşamdır. Çalışma yaşamından soyutlanamayacak olan toplum ve yaşama ilişkin çalışmalar, yaklaşık 161 yazı ve neredeyse her sayıda 1-2 yazıyla azımsanmayacak bir yer tutmaktadır. Toplum ve yaşam koşulları ile ilgili çalışmaların bu denli geniş bir yer kaplaması, bir yandan Dergi’nin okur sayısını arttırmakta diğer yandan okurları çeşitlendirmektedir. Aynı zamanda, toplum ve yaşama ilişkin gözlem ve değerlendirmeler, sosyal politika alanındaki karar vericilerin önüne “insanı ve dünyasını” koymaktadır.

Çevre konusu, “insan”ın yaşayabilmesi için gereksinme duyduğu temiz hava, temiz sudan başlayarak ele alınabilecek çok geniş bir konudur. Aynı zamanda iş sağlığı güvenliğinin temel ilgi alanlarından biridir. Ancak, görülen odur ki, Çalışma Ortamı dergisinde bugüne değin hak ettiği yeri alamamış ve bu konudaki yazılar bir elin parmaklarını aşmamıştır. Önümüzdeki dönemde, “çevre”yi derginin ilgi alanının içine sokmak gereklidir.

Dergi, başından beri bilimsel çevrelerin ilgi ve katkısını görmüştür. ….. sayısından başlayarak “Bilimsel Danışma Kurulu” oluşturmuş; 71. sayısından başlayarak “Hakemli” dergiye dönüşmüştür. Bu özelliğiyle, akademisyenlerin de çalışmalarını sundukları platformlardan biri olmuştur. Özellikle, Dergi çalışmalarına koşut olarak geliştirilmiş olan düşünce ortamı uygulamasının ulaştığı son aşama, bir sempozyum olarak da ifade edilen “Şiddete Karşı Düşünce Ortamı” olmuştur. Bu açıdan bakıldığında Dergi, Fişek Enstitüsü’ne akademik kimliğini veren önemli araçlardan biri konumundadır.

Bir sivil toplum örgütü olan Fişek Enstitüsü’nün, hem alanı ve hem de kendi eylemlerini tanıtan, geniş kitlelere ücretsiz ulaştırılan Çalışma Ortamı Dergisi, 100 sayısıyla, iş sağlığı güvenliği ve sosyal politika alanının en uzun soluklu birkaç dergisinden biridir.

* Öğr. Grv., Ankara Üniv. Sağlık Eğitimi Fakültesi Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

** Arş. Gör., Ankara Üniv. Siyasal Bilgiler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Vakfı Gönüllüsü

Tags: , ,

Arşivler