Nusret Fişek 96. Doğum ve 20. Ölüm Yıldönümü’nde Anımsandı

 

Halk Sağlığı Önderi Prof. Dr. Nusret H. Fişek, yirmi yıldır Kasım ayında sevenleri ve yolundan gidenleri tarafından çeşitli etkinliklerle anıldı. Bu yıl Nusret Fişek’i Anma Etkinlikleri’nin en görkemlisine tanık olduk. Daha önce farklı odaklarda farklı örgütlerin düzenledikleri etkinlikler bu kez aynı çatı altında ve birlikte düzenlendi.  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde buluşuldu.  Günün düzenlenmesine katkıda bulunan örgütlere, gelerek ve gelemese de iletileriyle etkinliğe güç katanlara çok teşekkür ederiz.

Anma Programı dört bölümden oluşmaktaydı:

1) Etik Üzerine Düşünce Ortamı

Program Etik Üzerine Düşünce Ortamı ile başladı.  Düşünce Ortamları, Vakfımızın gözbebeği. 1992 yılından beri Çalışma Ortamı dergisi ile yan yana ilerleyen bir süreç bu. Bir yandan toplumdaki tartışma konularına yeni boyutlar kazandırmayı hedefliyor; öte yandan da dergi okurlarının katılımını ve çevreleriyle etkileşimlerini sağlıyor.

Bu yıl, anma etkinlikleri dolayısıyla, örgütlerin aynı çatı altında buluşması ve birlikte ETİK konusunu tartışmaları da çok anlamlıydı. Bu konu, bugün en çok “aranan”, yaşamın “olmazsa olmaz”ı bir yönlendirici. İster eğitimde, ister sağlıkta, ister örgütlerde, ister siyasette. Bugün ne çekiyorsak, “etik”in yokluğundan çekiyoruz. Konuşmacılar, deneyimli oldukları alanlarda, “etik” konusuna açıklık getirmeye çalıştılar. Nusret Fişek de, etik konusuna getirdiği boyutlar ve yaklaşımı ile ele alındı. Sanki o da bizlerle birlikteydi. Dergimizin Büyüteç sayfalarında, konuşmacıların, konuşmalarından özetler bulacaksınız.

2) Nusret Fişek Halk Sağlığı Ödülleri

Etik Üzerine Düşünce Ortamı’nı, Prof. Dr. Nusret H. Fişek Ödülleri izledi. Türk Tabipleri Birliği, 1991 yılından beri, Nusret Fişek adına Halk Sağlığı ödülleri veriyor.  Ödüller üç dalda veriliyor:

             Nusret Fişek Halk Sağlığı Bilim Ödülü: Bu ödüle değer kişi bulunamadı.

             Nusret Fişek Halk Sağlığı Hizmet Ödülü: Prof. Dr. Hamdi Aytekin

             Nusret Fişek Sağlık Ocağı Ödülü:

Ödül alanları kutluyoruz. Burada dikkat çeken bir başka konu Bilim ödülüne layık bir kişinin bile bulunamamış olmasıdır. Aynı durum 2003, 2006, 2008,2009 yıllarında da tekrarlanmıştı. Halk Sağlığı alanında, dikkat çekici bilimsel çalışmalar yapılmaması düşündürücüdür. Ülkemizde birçok tıp fakültesinde bunca halk sağlığı anabilim dalı olmasına karşın, bilimsel bilginin üretilememiş olması, bugün sağlık hizmetlerinde düştüğümüz durumun ana nedenlerinden biri olarak yorumlanmalıdır. O halde, her 3 Kasım’da Nusret Fişek’in mezarı başında mahçup bir şekilde, başarılamayanların anlatılması da bu zaaf ile açıklanabilir. Sağlık alanına gönül verenlerin, önce eteklerindeki taşları döküp, bilimsel bilgi üretilmeden, hizmette başarının olamayacağını anımsamaları gerekir. Nusret Fişek, her zaman övgüyle ve özlemle anılmaktadır; çünkü, bilimsel bilgi ile hizmeti ustaca kaynaştırmış ve uzun ömürlü bir model ortaya koyabilmiştir.

Mersin-Tarsus Merkez 6 No.lu Sağlık Ocağı, bu ödüllerin sonuncusunu aldı. Çünkü Sağlıkta Dönüşüm Projesi, artık geride sağlık ocağı bırakmadı. Bu bize, sağlık sistemimizi piyasaya teslim etmek isteyenlerin, korkulu rüyasının da, sağlık ocakları olduğunu gösterdi. Adından bile korkuyorlarmış.

Aile hekimliği ve Toplum Sağlığı Merkezi uygulaması ile tam bir iki yüzlülüğe imza atıldı. Hem 224 sayılı Sağlıkta Sosyalleştirme Yasası yürürlükten kaldırılmadı; ama uygulama olanağı bırakılmadı. Hem de Sağlık Bakanı, Nusret Fişek’i övmekten geri durmuyor; ama, onun tüm ilkelerini ayaklar altına almakta. “Aile” hekimliği denilerek, ailenin cebine el atılmıştır. Kazanılmış hakları ellerinden alınmıştır. Ama ne yazık ki, aileler, henüz bunun farkında değillerdir. Bir sigortacı mantığıyla, tedaviyi öne çıkaranlar; bir işletmeci mantığıyla parayı baş tacı edenler; halkın korumayı seçenleri bir kenara itmişlerdir. Aşı uygulamaları çökmekte, gebelerin izlenmesi unutulmakta, eğitim ve ebelik hizmeti gibi kavramlardan hiç söz edilmemektedir. O kadar ki, artık ebe yetiştiren okullar bile kapatılmak isteniyor. Prof. Dr. Melek Gülsün ÖZENTÜRK ‘ün çığlığı kulaklarımızda yankılanıyor (KUTU No.1).

Sağlık ocakları ve sağlık evleri Nusret Fişek’in “sağlıkta sosyalizasyon” projesinin can damarlarıydı. Sağlık ocaklarının “isim babası” da, Nusret Fişek’in babası Hayrullah Fişek’tir. Yasayı yazarken, Nusret Fişek, babasına sorar, “Sence ne olmalı?” diye. O da “Bu birimlere madem bu kadar önem veriyorsun, Türk toplumu için en önemli olan sözcüğü kullan. Bu toplumun en önemli birimi “aile ocağı”dır; en önemli kaygı “ocağın tütmesi”dir. Senin kurulmasını hayal ettiğin Sağlık Ocağı da ailenin yanı başında duracak ve onun varlığını sürdürmesine yardımcı olacak” der. Babasına duyduğu sevgi ve saygı, sağlık ocakları ve işlevlerine duyduğu sevgiyle bütünlenmiştir.

İşte “sağlıkta dönüşüm”ün yıktığı bu hayal ve bu kültürel alt yapıdır. İthal bir reçeteden başka ne beklenirki?! Ama toplumsal gelişmeye ve sosyo-kültürel alt yapıya aykırı hiçbir dayatmanın uzun ömürlü olamayacağına inanıyoruz.

Bugüne değin sağlık ocaklarında ve sağlık evlerinde emek veren yaşamını tüketen tüm sağlık emekçilerine borcumuz var. Onlar toplum hekimliğine emek verdiler. Biz de elimizden geldiğince onları anımsamaya ve bulup tanıtmaya çalışacağız. Nusret Fişek Sağlık Ocağı Ödülleri, bu değerbilirliğin bir anlatım biçimiydi; bu dergi sayfalarında yer verdiğimiz “Toplum Hekimliğine Gönül Veren”ler yazıları da bu değerbilirliğin bir başka anlatım biçimi.

Yıkılanı geri getirmek kolay olmuyor. Önemli olan yıkımların önüne geçmek. Mücadelemiz sürüyor.

3) İkinci Çalışan Çocuk Karikatürleri Yarışması

Çalışan Çocuklar Karikatür Yarışması’nın ikinci yılı bu. Ana tema olarak çalışan kız çocukları seçilmişti. Yine en seçme karikatürlerle ve özenli çalışmalarla karşılaştık. Yarışmaya bu yıl, 86 karikatür sanatçısı 142 eseriyle katıldı; sergilemeye değer bulunan 30 eserin çizerlerinin sayısı ise 23’tü. Emek ürünlerini bizlerle paylaşan, kalemlerini oynatanlara çok teşekkürler. Çalışan çocuk karikatürü dağarcığımız onlarla zenginleşti. Karikatür Vakfı ve Nezih Danyal olmasaydı, bu yarışma da olmazdı. Nezih Danyal’a ve tüm seçici kurul üyelerine de çok çok teşekkür ederiz.

İki yılın sergileme alan karikatürlerini bir albümde topluyoruz. DİSK/Genel İş Sendikası’nın katkısı ile basımı en kısa zamanda gerçekleştireceğiz.  O zamana kadar, okurlarımız, bu karikatürleri, Vakfımızın web sayfasında izleme olanağı bulabilirler.

Nusret Fişek anısına 2.Çalışan Çocuk Karikatürleri Yarışması, ödül töreni de Nusret Fişek Halk Sağlığı Ödülleri ile aynı bölümde gerçekleştirildi. Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, büyük ödülü kazanan İbrahim Tuncay’ın ödülünü verdi ve bir konuşma yaptı.

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ın Konuşması:

Bu bembeyaz saçlı delikanlıyı tanıma onurunu yaşadım. Onunla aynı dönemde, paralel bir örgütün başkanlığını yaptım. O Türk Tabipler Birliği (TTB)  genel başkanıyken, ben de Türk Mühendis ve Mimarlar Odası (TMMOB) başkanlığı yaptım. 1980’li yılların görece zor sayılabilecek yıllarıydı. Her zaman aydınlık yüzüne ve ağzından çıkacak sözlere dikkatle bakma gereği hissettiğim, referans noktalarından birisi oldu. Sevgili Gürhan ve Oya Fişek’i de aşağı yukarı o yıllardan beri tanıyorum. Babalarının çizgisine çok yakışacak, çok esaslı işler yapıyorlar.

TTB, onun başkanlığında derinliğini kavradığım meslek örgütlerinden birisidir. Benim tanıdığım başkanların tümü de çok onurlu başkanlardır ve çok özel bir meslek örgütüdür. Onların ülkemiz insanının sağlığı için; sadece ülkemiz insanı için değil, tüm insanlığın sağlığı için sürdürdüğü çabaları, verdikleri mücadeleyi, ben de Hamdi hocanın aldığı ödül öncesinde, diğer ödüller verilirken hissettiği biçimde, imrenerek ve gurur duyarak izledim. Mücadelelerini alkışlıyorum. Onların önderlerinden olan sevgili Nusret hocamızın halk sağlığı alanında sürdürdüğü mücadeleyi, bir yerel yönetim sorumlusu olarak anlamaya çalışıp, sorumluluğunu taşıdığım bölgede, onun ilkeleri çerçevesinde, yerel yönetim olarak sağlık politikalarına, halk sağlığı düzleminden, -tamirci düzlemini göz ardı etmek imkansız ama- esas ana kısmından 29 kaleminden olan bölümüyle sahip çıkarak çalışma kararlılığındayız.

Bizim çok zor bir dönem yaşadığımız ortada. Ülkemizde 1930’lu yıllardan beri izlenen ve savunulan “sağlık temel bir insan hakkıdır” söylemi yerini, sağlığın piyasalaştığı ve parası olanın edinebildiği bir iş olma süreci, hızla yaygınlaşmakta ve egemen kılınmaya çalışılıyor. Bunun doğru olmadığı açık. Bunun kalıcı olmayacağı görüşüne de yürekten katılıyorum. Nedeni şudur: İyi ve sağlıklı olan devam eder. Piyasada belki kötü olan uzun ömürlüdür ama, doğada, iyi olan uzun ömürlüdür. Çankaya Belediyesi olarak sağlık ocaklarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Nusret hocamızın ve halk sağlığına gönül vermiş; insandan yana sağlıkçı duyarlılığını savunan herkesin yolumuzu aydınlattığı biçimde, kamunun temel görevinin insanı yaşatmak olduğu ve sağlığın piyasadan alınan bir meta olmaktan ivedilikle kurtarılması gerektiğini vurgulayarak, böyle bir ortamda sevgili hocam adına ödül verme imkanını verdiği için, sevgili Fişek Enstitüsü Vakfı’na çok teşekkür ediyorum. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

4) Nusret Fişek Barış Dinletisi

Her yıl Sevda Cenap And Vakfı’nın katkılarıyla gerçekleştirilen Barış Dinletisi, günün anlamına çok uygun ve doyurucuydu. Sanatçılar, müziğin bir tedavi aracı olduğundan yola çıkarak örnekler sundular; açıklamalarda bulundular. Günün sonunda, izleyiciler, kulakları dolmuş, gönülleri zenginleşmiş; her şeyden önce zenginlemiş olarak evlerine döndüler. Bize böyle bir dinleti ortamı sunan Sevda Cenap And Vakfı’na ve sanatçılarımıza (Meriç Fıratlı -keman-, Sanem Berkalp -piyano- Pınar Alpay Yüksel -anlatıcı-) çok teşekkür ederiz.

****

 

NUSRET H. FİŞEK’İ ANMA ETKİNLİKLERİNİ DÜZENLEYEN KURULUŞLAR

Türk Tabipleri Birliği

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi

Sosyal Politika Araştırma ve Uygulama Merkezi

Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre için Sağlıkçılar Derneği

Sevda Cenap And Müzik Vakfı

Karikatür Vakfı

Çankaya Belediyesi

 

****

FİŞEK ENSTİTÜSÜ VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINA ANKARA

Ülkemizde yetişmiş değerli bilim insanlarından ve aynı zamanda Halk Sağlığı Önderi Prof. Dr. Nusret FİŞEK’in bugün dünyaya gelişinin 96.aramızdan ayrılışının ise 20. yılı…

İşçiler, emekçiler, aydınlar ve bilim insanları, Prof. Dr. Nusret FİŞEK’i yaşamı boyunca bütün gücü ve bilgisiyle herkese sağlık hizmetinin ulaştırılması mücadelesinden tanımaktadır.

Prof. Dr. Nusret FİŞEK, bulunduğu her alanda ve görevde demokrat yapısıyla, olgun kişiliğiyle bütün tüm deneyimlerini halk sağlığı için kullanmış ve kararlı çizgisinden ödün vermemiştir.

Nusret FİŞEK hocamız, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya özlemiyle aramızdan erken ayrılmış, geçen süreçte yokluğu her zaman hissedilmiştir.

Sağlığın piyasalaştırılmaya dönük egemenlerin saldırıları karşısında hocamızın düşünceleri bizler için her zaman yol gösterici olmuştur.

Değerli bilim insanı, halk sağlığı önderi hocamız Nusret FİŞEK’i saygı ve özlemle anıyor, başta Fişek Enstitüsü ve Türk Tabipleri Birliği olmak üzere bütün dostlarının acısını bir kez daha paylaştığımızı belirtmek istiyoruz.

Prof. Dr. Nusret FİŞEK anma etkinliklerini düzenleyen kurumları bu anlamlı çabalarından dolayı kutluyoruz.

Nazik davetinize teşekkür ediyor, dostluk ve dayanışma duygularımızı iletiyoruz. 3 Kasım 2010

Dev. Maden – Sen Yönetim Kurulu

****

 

KUTU NO. 1

Nusret hocamın bıraktığı mirası, ebelik mesleği ve hizmetlerini, elimden geldiğince koruma ve yetiştirmekte olduğum gençleri konuyla ilgili bilinlendirme çabam sürüyor. Sağlık Yüksekokulu ve / veya Sağlık Bilimleri Fakültelerinin Ebelik Bölümlerinin kapatılmasına yönelik girişimler yine gündemde. Bu nedenle yine bir köşe yazısı yazma gereği hissettim ve sizinle de paylaşmak istedim tabii.

 

Sevgimle Saygımla

Prof. Dr. Melek Gülsün ÖZENTÜRK

EÜ İzmir Atatürk Sağlık Yüksekokulu

Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi

Her derde deva MESLEK!

 

Ebelik mesleği ile tanışmam birinci basamak sağlık hizmetlerinde (sağlık ocağı, sağlık evi) eğitim ve denetim hemşiresi olarak çalıştığım yıllarda oldu. Ebelik mesleğini tanımak için mesleğin icra edildiği yollarda ebelerle birlikte yürümek oldukça önemliymiş anladım ki…

Ebelik mesleği ülkemizde Besim Ömer Paşa döneminde değer kazandı. Daha sonra da Nusret Fişek döneminde. Ana ve bebek ölüm oranlarının düşürülmesinde ebelerin etkisi çok büyüktür.  Hatta 1843’lü yıllarda ülkemizde girişimci kadın hareketine de öncülük etmişlerdir. Bilinmeli!

Dünyada ve ülkemizde Ebelik ve Hemşirelik mesleklerinin birbirinden farklı meslekler olduğu kabul edilerek (2000), eğitim-öğretim programları ayrıştırıldı. Ebelik lisansa dayandırılarak eğitim-öğretim programları cinsel sağlık – üreme sağlığı ağırlıklı hale getirildi.

Ülkemizde Ebelik Anabilim Dallarında lisansüstü eğitim yapan, bilim uzmanı ebe unvanıyla hizmet veren ebeler de var artık. Bilinmeli!

Durum böyleyken gündeme Ebelik Bölümlerinin kapatılmasına yönelik girişimler geldi oturdu yine.  Dün de vardı. Bugün de var. Ne yazık ki!

İşin aslı şu ki, Sağlık Yüksekokuluna görevlendirildiğim yıllarda (1998) fark ettim bu olumsuz girişimleri. Bir taraftan Sağlık Memurluğu Lisans Programını kapatma girişimleri sürerken, diğer taraftan Ebelik Lisans Programlarının kapatılarak azaltılmasına yönelik girişimler de başlatıldı. Ebelikte Yüksek Lisans Programı varken Doktora Programı açılamamasının nedeni de bu girişimler elbette ki.

Sağlık memurları ve ebeler dağ bayır, kar kış, demeden hizmet verdi bu ülkede. Bunlar görmezden gelinerek, yol alınamaz. Alınmamalı da. Oysa dün biri yok edildi, sıra şimdi diğerinde.

Bir tarafta I.Ulusal Kültürler arası Hemşirelik ve Ebelik Kongresi (2011) girişimleriyle her iki mesleğin geleceğini aydınlatanlar,  diğer tarafta Ebelik Bölümlerini kapatma girişimleriyle bir mesleğin geleceğini karartarak var olduklarını kanıtlamaya çalışanlar.

Dünü ne çabuk unuttuk. Hemşirelik mesleğine yapılmasını istemediklerimizi yani! Bugün çuvaldızı ebeliğe batırmaya çalışanlarda onlar.  Dün hemşireliğe batırılan iğnenin acısını unutanlar. Ne yazık ki!

 

****

(Tablo ve görsellere PDF üzerinden ulaşabilirsiniz.)

Tags: , , , , ,

Arşivler