Kaplumbağa Hızı İle Çocuk Hakları

 

Çocuk hakları dediğimizde karşımıza geniş bir yelpaze çıkmaktadır. Çocuk Hakları Bilgi Ağı (CRIN), çocuk hakları konusunda bir dizi dosya geliştirmektedir. Bu dosyalardan biri de, “çocukların siyasal hakları ve örgütlenme özgürlüğü”dür. İncelemede göz önünde tutulması gereken önemli noktalar, alanında uzman kişilerden yapılan alıntılar ve bu uzman kişilerin oluşturdukları anahtar sorular ile ortaya konulmuştur.

1

ÇOCUKLARIN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Örgütlenme ve toplanma özgürlüğü, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer almaktadır. Bunun yanında, kamusal alanlar ile bunların dışında kalan alanlarda, toplanma konusuna da yer verilmiştir. Çocuk haklarına genelde büyük bir destek vardır. Ama örgütlenme, toplanma ve siyasal haklar konusunda durum farklıdır; çekinceler vardır. Bu çekinceler, çocukların toplanma haklarının, “hukuki uygunluk, kamu düzeni ve ahlaki değerler, sağlık ve diğer hakların korunması, ulusal güvenlik” kaygılarıyla sınırlanması öngörülmektedir. Bir başka deyişle, demokratik toplum ve kamu güvenliği dengesi içinde bu hakların sağlanması istenmektedir. Ayrıca, çocukların örgütlenme haklarının yalnızca yaşlarının küçüklüğü gerekçesiyle de kısıtlanabileceğini savunan görüşler vardır.

2

ÇOCUKLARIN SİYASAL AMAÇLI KULLANILMASI

Bazı ülkelerde çocuklar siyasal otoriteler tarafından kullanılmaktadır. Siyasal otoriteler, siyasal amaçları uğruna, çocukları şiddet içerikli protestolarda ve siyasal mitinglerde reklam malzemesi olarak kullanmaktadırlar. UNICEF ve OHCHHR (İnsan Hakları Yüksek Komisyonu Ofisi) 2008 yılında Nepal’i, ülke çocuklarının şiddet içerikli protesto ve genel grevlerde korunması konusunda uyarmıştır. Yine UNICEF ve OHCHHR, Katmandu ve özellikle de Terai’deki şiddet içerikli olaylarda rol alan çocuklara ilişkin bir rapor hazırlanmıştır. Yakın zamanda, Nepaljung’da 7 – 15 yaşlarındaki çocukların, köylerden taşınarak genel grevleri desteklemeye zorlandıklarını saptanmıştır. Terai ve bazı doğu tepe bölgelerinde, okullar süresiz kapatılarak, siyasal dayatmalar yapıldığı; çocukların eğitim haklarından yoksun bırakıldığı bildirilmiştir. Öte yandan Sunsari bölgesinde, 8 – 12 yaşlarındaki çocuklar silahlı köylülerce izlendi (?). Darchula’da ise, okul forması giymiş olan yüzden fazla çocuk, Nepal Kongresi üyelerine ateşli saldırılarda bulunmuştur.

UNICEF ve OHCHHR, tüm Nepal’de 18 yaş altındaki kız ve erkek çocukların, zarar görmelerini önlemek için, Nepal hükümetini, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne saygı duymaya davet etmiştir. Hiçbir çocuğun zorla siyasal faaliyet içine sokulmaması gereğini belirtmiştir.

Bir yanda çocukların en doğal hakları, öte yanda bu haklarını kötüye kullandırdıp, kendi çıkarları için bundan yararlanmak isteyen yetişkinler… Dünya acımasız. Çocuklar ise, yeni yeni dünyayı tanımaya başlıyor. Onlara el uzatmamız ve “acı”sız bir öğrenme sürecinde kendilerini yaşama hazırlamalarını sağlamamız gerekli.

3

YENİ GELİŞMELER

Kaplumbağa hızıyla da olsa, dünyanın çeşitli ülkelerinde çocuk hakları konusunda yeni yeni düzenlemeler yapılmaktadır. Bunların biri, 1 Eylül tarihinde New Jersey’de yürürlüğe giren, zorbalık ve kabadayılık konusundaki yasadır. Yaşama geçirilmesinin ve çocuklarca benimsenmesinin çok zor olacağı konusunda uzmanlar görüşbirliğindedir. Yasa, okul içi ve dışındaki alanlarda kısa mesaj ya da internet yoluyla ortaya çıkan olayları kapsamaktadır. Bu nedenle, okul yönetiminden de yardım alan görevliler konuyla ilgileneceklerdir. Bu görevliler, taciz, tehdit ve zorbalık olaylarını günü gününe izleyip, hemen raporlayarak polisteki gerekli bölümlere ileteceklerdir. Böylece önlemler, hızlıca alınacaktır. Bu çalışmayı yürütecek kişilerin, okullara atanacak uzmanlar tarafından eğitilmesi, bu yasayla zorunlu hale getirilmiştir.

Çocuk hakları konusunda, bir başka yenilik de, Kenya’da uzun yıllardır kız çocuklarına uygulanan sünnetin yasaklanmış olmasıdır. Bu utanç verici uygulama Kenya’daki kız çocuklarının ve kadınların %96’sına yapılmaktaydı. Yeni yasa toplumun ve kız çocuklarının geleceği açısından atılmış büyük bir adımdır. Ama toplum bilincinin yükseltilmesi, yılların geleneğinin değiştirilmesinin de sancılı olacağı, uzmanlarca bilinmektedir. Çocuk hakları sonusunda yeni düzenlemeler yapılıyorsa da, alınacak daha çok yol var.

4

OLUMSUZ GELİŞMELER

Son yıllarda İngiltere’de tutuklanmak üzere yargılanan çocuk sayısı hızla artmıştır. İngiltere Gençlik Adalet Kurulu’nun verdiği rapora göre daha önce sabıkası olmayan yüzlerce çocuk ve genç, gösterilere katıldıkları için, tutuklanarak hapse konmuştur. Cezaevlerindeki doluluk oranı % 8 artmıştır. Bu nedenle çocukların büyük bir bölümün evlerinden çok uzaktaki gözaltı merkezlerine kaydırılmıştır. Çocuk hakları koruyucularının büyük tepkisiyle karşılanan bu uygulamaya, henüz çözüm bulunamamıştır.

İngiltere’nin başını ağrıtan bir başka sorun da göçmen çocuklarıdır. Tutuklu olan göçmen çocuklar için yapılanları, Başbakan Yardımcısı, “devlet destekli zulüm” olarak nitelendirmiştir. Basın, göçmen çocukların tutukluluklarının kalkması konusunda hükümetin sözünü tutmadığını sık sık gündeme getirmektedir.

Bir başka haber Guardian gazetesinden. Bankacılar ekonomik durgunluk maliyetini çocukların geleceği üzerinden finanse ettiğini belirtti. Bu durum karşısında tasarruf önlemleri alınması gerektiği raporladı. Bu önlemlerin devamı olarak bazı sonuçlara dikkat çekti. Raporda çocuk yardımlarının dondurulması ve engelliler için ayrılan bütün kredilerin kesilmesi; gençlere verilen hizmetleri durduracak noktaya getirmiştir. Bu durum en fazla işsizliğin % 40 olduğu bölgelerde hissedilmekte; 80.000 çocuk evsiz, 200.000 çocuk ise yoksulluğa itilmiştir.

5

GÖÇMEN ÇOCUKLAR

Dünyada derinleşen yoksulluk ve adaletsizlik, kendisini yoksul bölgelerden zengin bölgelere doğru göçler şeklinde göstermektedir. Gün geçmiyor ki, kaçak göçmenlerle ilgili acı haberler almayalım. Gün geçmiyor ki, daha iyi yaşam istiyenler, zulümle karşılaşmasınlar. Doğaldır ki, bu uygulamadan en çok çocuklar etkileniyor. Ama bu olumsuzlukların, yoksulluğa, adaletsizliğe karşı olan öfkenin daha çok kabarmasına yol açması tehlikesi de herkesi korkutuyor.

Güney Amerika ülkeleri bir yandan MERCOSUR (Güney Amerika Ortak Pazarı) Ticaret Antlaşmasını imzalarken; öte yandan, Amerika Ülkeleri İnsan Hakları Mahkemesi, kurulduğu 1982 yılından bu yana, ilk kez, bölgedeki göçmen çocuklara karşı duyulan endişe hakkında danışma görüşü hazırlama gereksinmesi duydu. Danışma görüşü, Amerika İnsan Hakları Sözleşmesinin ve diğer insan hakları antlaşmalarının yorumlanması şeklinde, taraf devletlerin izniyle hazırlandı. Arjantin, Brezilya, Paraguay, Uruguay tarafından, göçmen çocukların tutuklulukları ve ceza adaletleri açısında duyulan endişeler giderildi.

Milenyum çağını yaşadığımız söylenmesine karşın, çocuk hakları hala olumsuz gelişmelere tanık olmaktadır. Bu tanıklıklarda, baş sorumlusu kadar olmasa bile, tek tek her bireyin suç ortaklığı var.

* Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Gönüllüsü

(Tablo ve görsellere PDF üzerinden ulaşabilirsiniz.)

Tags: , , ,

Arşivler