İzindeyiz

 

PROF. DR. NUSRET H. FİŞEK’İN 94. DOĞUM VE 18.ÖLÜM YILDÖNÜMÜ:

Prof. Dr. Nusret H. Fişek’in en çok sevdiği sözlerden biri Aziz Nesin’e ait : “Atam İzindeyiz. İzin yakında bitecek…”.

Biz de hep Türkiye’de halk sağlığı önderi, sağlıkta sosyalleştirmenin mimarı, toplum hekimliği felsefesinin taşıyıcısı Prof. Dr. Nusret H. Fişek’in izinde olduğumuzu söylüyoruz. Ama bu ne biçim bir “izin”deyiz. Yakında Türkiye’nin sağlık alanında, “sosyal”lik adına ne varsa, bitecek; biz hala izindeyiz diyoruz.

Bu duygularla, 3 Kasım 2008 sabahı mezarı başındaydık. Her yıl kendiliğinden bir kişi çıkar ve içinden gelenleri söylerdi. Bu kez dört kişi birden konuştu: Prof. Dr. Feride Aksu, Dr. Burhan Topal, Prof. Dr. Hikmet Pekcan, Öğretmen Feyzullah Ertuğrul. Konuşmalarını Vakfımızın web sayfasında bulabileceksiniz (www.fisek.org).

Doğumunun 94. ve ölümünün 18. yıl dönümü anma toplantıları, her yıl olduğu gibi, Hacettepe Üniversitesi’nde, kurucusu olduğu Halk Sağlığı Bilim Dalı ile 6 yıl başkanlığını yaptığı Türk Tabipleri Birliği’nce ortaklaşa bir toplantı ve ödül töreni ile devam etti. Konuşmalar yapıldı. Ama en önemlisi, ödül töreniydi. Bu yıl iki sağlık ocağı, örnek davranışları ve yaptıkları çalışmalarla Nusret Fişek Sağlık Ocağı Ödülü’nü almaya hak kazanmış :

* Aydın Koçarlı Çakırbeyli Sağlık Ocağı

*Aydın Kuşadası Ferit Demirel-Ali Çallı Sağlık Ocağı

Genç ve aydın hekimler, hemşireler ve sağlık ocağı çalışanları hepsi. Sunumlarıyla yoktan var ettikleriyle karşımızdalar. Onları herkes avuçlarını patlatırcasına alkışlıyor ve onlarla gururlanıyor. Nusret Fişek’in emekleri boşuna değilmiş; parayı baş tacı edenlerin borusu sonsuza kadar sürmeyecek diye umutlanıyor insanlar.

Ama o da ne?! Nusret Fişek Bilim ve Hizmet Ödülleri’ne layık kimse bulunamamış. Kaç yıldır bulunamıyor. Anlaşılan herkes izinde… Ne bilimsel çalışmalarıyla kendisini gösteren, ne de halka hizmet yarışında öne çıkan kimse bulunamamış. Ama büyüklere sorarsanız; “Bu gençlerde iş yok. Onlar gittikten sonra da Türkiye’nin bir geleceği yok”. Kim inanır? Görülen o ki, gölge etmediğiniz sürece gençler, ülküleriyle, enerjileriyle ve insan sevgileriyle, toplum hekimliği bayrağını taşıyacaklar. Onlara ne kadar teşekkür etsek, ne kadar destek olsak az…

Sağlıkçı Ressamlar Sergisi’nin bu yıl 10.su için Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndeyiz. Yine ressam sağlıkçıların sergiye ilgisi koca bir salonu dolduruyor. Bu kez Ankara dışından katılımlar da var. Çankaya Belediye Başkanı ve Prof. Dr. Nusret H. Fişek’in öğrencisi Prof. Dr. Muzaffer Eryılmaz sergi açılışında bizlerle birlikte. Sağlıkçı ressamlardan bir bölümü de Prof. Dr. Nusret H. Fişek’in öğrencisi olmuş. Herkes çok mutlu, birçok anıyı yaşadığı ve yaşattığı için.

10.Sağlıkçı Ressamlar Sergisi’nde bu kez birlikte olan ressamlar şunlar : Fatma ACAR, Sevcan AKESİ, Mehmet ALTINOK, Neriman AYDIN, Semih AYDINTUĞ, Sevim BİÇER, Birsen BUDAK, Alper ÇANGA, İnayet Korkut DİKİM, Sema EFE, Zeynep ERDEM, Neslihan EROĞLU, Sevgi GÖKTEPE, Bahadır KÜLAH, Suna ÖZBEN, Arzu ODABAŞOĞLU, Rabia SALANTUR, Neşe Korkmaz SARI, Ayşe SARAY, Mine SEPİN , Fatma ULUTAN, Sevim ÜRGEN, Hülya YILDIZ.

Türk Tabipleri Birliği’nin anma etkinlikleri çerçevesinde düzenlediği konferanslar da yine Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. Bu kez konu olarak “SU” seçilmiş. Yaşamsal önemi, halk sağlığı açısından önemi ve küreselleşmenin hedef tahtası olması dolayısıyla çok yerinde bir seçim. Araştırmacı Gaye Yılmaz ve hekim Dilek Aslan, görüş ve çalışmalarını bizlerle paylaştılar.

Gaye Yılmaz, “Suyun Metalaştırılması ve Karşı Mücadeleler” konusu üzerinde odaklanırken; Dilek Aslan da “Ankara’nın Suyu” üzerinde konuştu. Aydınlatıcı ve soruna parmak basan konuşmalar, izleyenlerin beğenisini kazandı.

Bu yıl şanslıyız. Barış Dinletisi de sergi ve konferans gibi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. Saat 17.00’de gelenler, geri kalan tüm etkinlikleri, duraksız izleyebildiler. Artık gelenekselleşen Barış Dinletisi’nde yine genç sanatçılarla baş başaydık. Ayşegül Selek Ülkü (Soprano), Onur Öner (Bariton), Pamir Kolat (Flüt), Gülşah Küskü (Viyola), Erdem Akça (Viyolonsel), Elif Akar (Piyano) bizlere bir müzik ziyafeti verdiler. H.Vieuxtemps, R.Schumann, F.Borne, G.Verdi, E.Tuğcular, G.Puccini’den, E. di Capua’ya kadar ünlü bestecilerin yapıtlarına yer verdikleri programları doyurucuydu ve alkışlarla uzun süre sahnede tutuldular. Prof. Dr.Nusret H.Fişek’i anmayı amaçlayan bu dinletilerde, bizi hep genç sanatçılarla buluşturan Sevda Cenap And Vakfı’na ve NÜSED’e (Nükleer Savaşa Karşı Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği) sonsuz teşekkürler.

Sanatla bilimin buluştuğu güzel bir anma etkinliğiydi. Ama unutmayalım, bir düşüncenin bir eylemin izinden yürümek yalnızca “anmak”, yalnızca “anımsamak” ile olmuyor; bu anılara “yakışır davranmak” gerekiyor. Haydi gelin “Anıya Yakışır Davranış” konusunda, herkes kendisine bir not atsın : “10 üzerinden kaç alırız dersiniz?”

SOSYAL POLİTİKA GRUBU VE “ÇOCUK EMEĞİ VE SAĞLIK-GÜVENLİK ÇEVRE” HEDEFLERİ :

Çalışma Ortamı dergisinin 100.sayısının çıkarılmasında Vakıf içerisinde çalışmalarını sürdürmekte olan “sosyal politika grubu”nun çok katkısı oldu. Bunu yazıların incelenmesinden de anlamak olası. Zaten uzunca bir süredir, bu çalışma grubunun ürünlerini hem dergide, hem de Vakıf eylemlerinde görmekteyiz.

Vakıf Yönetim Kurulu, genç bilimcilerden oluşan bu çalışma grubunun, coşkusunu ve üretkenliğini, Çalışma Ortamı dergisine daha geniş oranda yansıtabilmek için “yazı kurulu” olarak çalışmalarını benimsedi. Bu anlamda, önümüzdeki sayılarda “sosyal politika çalışmaları”nın dergide daha sistemli bir çerçeveye oturmasını bekleyebiliriz.

Acaba bu derginin, “çocuk emeği” ve “sağlık-güvenlik çevre” hedeflerinin gölgede kalmasına yol açar mı? Kanımızca hayır. Her şeyden önce, bu iki ana hedef, sosyal politikaların konusu ve onunla birlikte ele alınmaları gereklidir. Bu bir yoksullaşma değil, tersine zenginleşmedir.

Kaldı ki, çocuk emeği ve sağlık-güvenlik-çevre çalışmaları, Vakfın, yalnızca kuramsal olarak ele aldığı çalışmalar değildir. Uygulamada, model olarak ağırlığı koymuş ve kökleşmiş eylemler olarak her geçen gün yeni bilgi ve deneyimlerle zenginleşmektedir. Belki üçüncü bir hedef gibi görülebilecek “sosyal politika çalışmaları”nı, kanımızca, bir şemsiye olarak ifade etmeye çalışmak daha doğru olacaktır.

Yeni yazı kurulumuza başarılar dilerken, bizlere yeni hedefler kazandırmasını beklediğimizi de hemen eklemeliyiz.

“ŞİDDETE KARŞI DÜŞÜNCE ORTAMI” KİTABI YAYINLANDI

19-20 Nisan 2008 tarihlerinde, Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı, Türkiye Gençlik Federasyonu ve Çankaya Belediyesi’nin birlikte düzenledikleri “Şiddete Karşı Düşünce Ortamı”ndan (Sempozyum) daha önce de söz etmiştik. Bu sempozyum, şiddetin küreselleşmenin etkisiyle nasıl ağırlaştığını ortaya koyarak, konuyu bireysel düzeye çekmeye çalışan çevrelere iyi bir yanıt oluşturdu. Bir çok bilim insanının, genç araştırmacının ve izleyicinin katıldıkları düşünce ortamı, şiddet olgusunu bireysel temelde göstermeye çalışan, gözbağcılar için iyi bir yanıt olmuştu. Küreselleşmenin, nasıl şiddeti beslediği ve kullandığı ortaya ayrıntılı bir biçimde konmuştu. Böylesi bir birikimin, “söz” olarak kalması ve “uçup gitmesi”ne kimsenin gönlü elvermedi. Yine Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla, bu kez kitap haline getirildi. Tüm konuşmaların yazılı olarak elde edilememesi dolayısıyla, bant çözümlemelerine başvuruldu, kitap yayına hazırlandı. Bu süreçte bize yardımcı olan konuşmacılara ve emeklerini esirgemeyen Taner Akpınar, Umur Aşkın ve Onur Sunal’a çok teşekkür ederiz. Basımı için olanaklarını sunan Çankaya Belediye Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Eryılmaz ile Çankaya Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Canan Atakul’a da teşekkür ederiz. Böyle bir kitabın ortaya konulması kolay olmadı ama ortaya çıkan yapıt, tüm bu zahmetlere değdiğini gösterdi. Umarız sizler de bizimle aynı izlenimleri paylaşırsınız. Kitaba, Fişek Enstitüsü’nden ulaşabilirsiniz.

(Tablo ve görsellere PDF üzerinden ulaşabilirsiniz.)

 

Tags: , , , , ,

Arşivler